Günümüz yaşamı, beslenmemizi de önemli ölçüde değiştirmiştir. Artık eskisi gibi doğal yetişen sebze ve meyveleri veya çayır - çimenlerde beslenen hayvanlardan elde edilen besinleri işlenmeden ve taze olarak yiyemiyoruz. Bunun yerine ileri besin teknolojileri kullanılarak elde edilen gıdaları, işlenmiş ve bekletilmiş ürünleri tüketmekteyiz. Ayrıca pişirme, ışıkta veya açıkta bırakma ve bekletilme ile gıdalardaki vitaminlerin çoğu kaybolmaktadır. Tüm bu nedenlerden ötürü
artık çağdaş şehir toplumlarının bireyleri bebeklikten itibaren vitamin takviyeleri kullanmaya başlamıştır.
Multivitamin tabletlerinde zengin bir vitamin – mineral çeşitliliği olmasına karşın multivitamin şuruplar genelde sınırlı sayıda vitamin içermekte mineral ise genellikle içermemektedir. Çok çeşitli vitamin ve mineral kombinasyonu içermesi hem şurubun tadını bozmakta hem de bu tür şurupların içerik, stabilite ve biyoyararlanım analizlerini zorlaştırmaktadır. Beslenme ve metabolizma konusundaki araştırmaların fikir birliğine vardığı önemli gerçek şudur ki; vitaminler çoklu kombinasyonlar halinde ve mutlaka mineraller ile birlikte alınmalıdır. Örneğin B6, B11 veya B12 vitamini içermeyen bir
B kompleksinin etkinliği tam olamamaktadır. Çinko, C ve A vitaminleri ile birlikte; Selenyum E vitamini ile; Krom C vitamini ile birlikte; İyot A vitamini ile birlikte alınırsa her birinin etkinliği daha yüksek olmaktadır. C vitamini, A, B kompleks ve E vitaminlerinin molekül yapılarının korunması için gereklidir. Bu ve bunun gibi sayılabilecek çok çeşitli nedenlerden ötürü bir multivitamin şurubunda en azından A, B kompleks, C, E vitaminleri ile Çinko, Selenyum, İyot ve Krom mutlaka birarada bulunmalıdır.
Bir vitamin şurubuna ne kadar fazla vitamin veya mineral koyarsanız o vitamin şurubunun stabilitesinin korunması o kadar zor olmaktadır. Burada önemli olan birinci nokta, herbir vitamin ve mineralin en uygun moleküler yapı şeklinde ve en kaliteli hammaddeden sağlanması zorunludur. İkinci nokta ise çok sayıda vitamin ve minerali birarada ihtiva eden şurupların hem kimyasal analizleri hem de biyoyararlanım testleri oldukça zor ve yanıltıcı olabilmektedir. Bu testlerde yanılma oranının en aza indirildiği optimal teknik, İngiliz, Japon ve Singapur’lu bilim adamlarının ortaklaşa araştırmaları sonucu geliştirdiği Agilate Teknolojileri (HPLC 1100 ve Collision / Reaction Cell ICP / MS 7500c)’dir.
Ökopharm’ın en kaliteli hammaddeler ve en uygun moleküler bileşimler kullanarak ürettiği VitAgil adlı multivitamin / mineral şurubun tüm kimyasal analiz, stabilite ve biyoyararlanım testleri Agilate Teknolojileri’nin bu son jenerasyon cihazları ile yapılmaktadır. Avusturya’da Prof.Dr.Norbert Fuchs tarafından bir araştırma - geliştirme, analiz ve üretim laboratuarı olarak kurulan Ökopharm bugün artık vitamin – mineral teknolojisi konusunda Avrupa’da referans merkezlerden biri konumuna gelmiştir. Kalite kontrol aşamasında ürün, son kullanım tarihine kadar her hafta değişik
ısı, nem ve ışık koşulları altında Agilate Teknolojileri ile test edilmektedir. Böylece ürün içerisinde her bir vitamin ve mineralin son kullanım tarihine kadar aynı miktarlarda ve aynı moleküler kararlılıkta olduğu teyid edilmektedir. Ek olarak, şurubu kullanan insanlardan alınan serum ve idrar örnekleri de Agilate Teknolojileri ile analiz edilerek her bir vitamin ve mineralin biyoyararlanımı kontrol edilmektedir. Gerekli tüm vitamin ve mineralleri içeren, stabilitesi ve biyoyararlanımı en üst düzeyde olan bu yeni nesil şurup Türkiye’ye Allergo İlaç tarafından getirilmiştir. Allergo İlaç, 1990 yılından beri allerji aşıları ve deri testleri üreten dünyanın en büyük 3. firması Alman Merck Darmstadt KG Grubunun yan kuruluşu Allergopharma’nın Türkiye distribütörüdür. 2006’da USA Dey Laboratuarları’nın Türkiye distribütörlüğünü alan Allergo İlaç 2007’de ilk olarak Epinefrin otoenjektörlerini de (EpiPen) Türkiye pazarına sunacaktır.
Allergo İlaç farmakovijilans sorumlusu Prof.Dr.Friedrich KRAUSE (Ulm Üniviversitesi / Almanya) bu yeni kuşak ürünlerle Türkiye’nin bilimsel açıdan Avrupa ve Amerika gibi ileri sayılan ülkelerle birlikte eşdeğer süreci paylaşmasından memnunluk duyduğunu belirtmektedir. |